Neden Çocuğum İçin Oyun Terapisini Seçmeliyim?

Çocuk Merkezli Oyun Terapisi, 3–10 yaş arasındaki çocukların sosyal, duygusal, davranışsal ve ilişkisel zorluklarını ele almak için geliştirilmiş, oyun temelli bir ruh sağlığı müdahalesidir. Bu yaklaşım, çocuklara güvenli ve kabul edici bir ortam sunarak onların kendilerini oyun ve semboller aracılığıyla ifade etmelerine olanak tanır. Oyun, çocukların doğal dili olarak kabul edilir; bu nedenle terapi sürecinde duygularını, deneyimlerini ve yaşadıkları zorlukları oyun yoluyla ortaya koymaları sağlanır.

Oyun terapisi, çocuklara yalnızca mevcut sorunlarıyla başa çıkmaları için değil, aynı zamanda duygusal gelişimlerini desteklemek, özgüvenlerini artırmak ve sosyal becerilerini güçlendirmek için de uygulanır. Eğitimli bir oyun terapisti eşliğinde çocuklar, kendilerine sunulan çeşitli oyuncaklar ve oyun materyalleri aracılığıyla istedikleri şekilde oynayabilir, hayal dünyalarını, korkularını, öfkelerini ya da üzüntülerini güvenle dışa vurabilirler. Terapist bu süreçte koşulsuz kabul, empati ve anlayışla çocuğa eşlik eder.
Oyun terapisinin temelinde kişi merkezli ilkeler yer alır. Terapötik ilişkinin iyileştirici gücü sayesinde çocuk, kendini anlaşıldığını hisseder ve içsel kaynaklarını keşfetme imkânı bulur. Bu süreçte çocuğun yaşadığı danışmanlık deneyimi, kalıcı ve olumlu değişim yaratmada en önemli faktördür. Uzun yıllar süren araştırmalar, oyun terapisinin çocuklarda semptomlarda azalma, uyumda artış ve genel işlevsellikte belirgin iyileşme sağladığını ortaya koymuştur.
Oyun terapisi sayesinde çocuklar yaşadıkları dünya hakkında yeni şeyler öğrenir, duygu ve düşüncelerini ifade etme becerisi kazanır, zihinsel ve fiziksel kapasitelerini geliştirir, sosyal ilişkilerde daha güçlü bağlar kurar ve yaşamlarında daha sağlıklı bir denge oluşturabilirler.

Hangi Sorunlar için Bu Terapi Yöntemi Kullanılır?
Oyun terapisi, çocukların yaşamlarında karşılaştıkları birçok zorlukta destek sunar. Bu yaklaşım, yalnızca davranışsal sorunları ele almakla kalmaz; aynı zamanda çocuğun duygusal dünyasını anlamasına, yaşadığı değişimlere uyum sağlamasına ve sağlıklı baş etme becerileri geliştirmesine de yardımcı olur.
Oyun terapisinden fayda sağlanabilecek başlıca alanlar arasında saldırgan davranışlar, yoğun kaygı ve korkular, aşırı çekingenlik ya da davranışsal gerileme gibi durumlar yer alır. Çocukların sıklıkla yaşadığı kardeş kıskançlığı, özgüven ve sosyal beceri sorunları da oyun terapisi ile ele alınabilir. Uyku, yemek ve tuvalet düzenine ilişkin problemler, zihnin cinsellikle aşırı meşgul olması gibi gelişimsel zorluklar da terapötik süreçte çalışılabilecek konulardandır.
Aile içinde yaşanan değişimler de çocuklar için önemli stres kaynakları olabilir. Yas ve kayıp süreçleri ya da anne-baba ayrılığı gibi durumlar, çocuğun duygusal olarak zorlanmasına neden olabilir. Oyun terapisi, bu süreçlerde çocuğun duygularını güvenli bir şekilde ifade etmesine ve yaşadığı değişimlere daha sağlıklı bir uyum geliştirmesine destek olur. Ayrıca, fiziksel nedeni bulunmayan mide bulantısı, baş ağrısı gibi psikosomatik yakınmalar da oyun terapisinde ele alınabilmektedir.

Çocuğumun oyun terapisi almasını istiyorum, ne yapmalıyım?
Mersin’de ikamet ediyorsanız, web sitemin iletişim bölümünden bana ulaşarak oyun terapisi için randevu talebinde bulunabilirsiniz. Çocuklara yönelik oyun terapisi seanslarını Mersin’de yüz yüze olarak gerçekleştirmekteyim.

Çocuk Merkezli Oyun Terapisinin Kanıtlanmış Etkinliği
Çocuk Merkezli Oyun Terapisi (ÇMOT), çok sayıda randomize kontrollü çalışma ve yarı deneysel araştırmayla etkinliği kanıtlanmış bir terapi yöntemidir. Bulgular, bu yaklaşımın yalnızca duygusal ve davranışsal belirtileri azaltmakla kalmadığını, aynı zamanda sosyal-duygusal gelişimi destekleyerek uzun vadeli olumlu sonuçlar sağladığını göstermektedir.

Davranışsal Sorunlar ve Saldırganlık
ÇMOT, özellikle saldırganlık, yıkıcı davranışlar ve dışsallaştırma problemleri yaşayan çocuklarda güçlü bir etkiye sahiptir. Araştırmalar, öfke tepkilerinde azalma, dürtü kontrolünde gelişim ve sosyal becerilerde artış olduğunu ortaya koymuştur (Ray ve ark., 2009; Ritzi, Ray & Schumann, 2017; Bratton ve ark., 2013; Cochran & Cochran, 2017).

Kaygı, Korkular ve Depresyon
Kaygı bozuklukları yaşayan çocuklarda yapılan çalışmalarda, oyun terapisi kaygı belirtilerinde anlamlı düşüş sağlamıştır (Stulmaker & Ray, 2015). Okul temelli uygulamalarda ise depresyon ve kaygı düzeylerinde belirgin iyileşmeler rapor edilmiştir (Burgin & Ray, 2022).

Sosyal-Duygusal Beceriler ve Özgüven
ÇMOT, çocukların empati, öz düzenleme, duygu farkındalığı ve sosyal ilişkilerinde olumlu gelişim sağlamaktadır (Blalock, Lindo & Ray, 2019; Wilson & Ray, 2018; Taylor & Ray, 2021). Bunun yanında özgüvenin artmasına, içsel kontrol algısının güçlenmesine ve genel işlevsellikte iyileşmeye de katkı sağlamaktadır (Post, 1999; Ray ve ark., 2013).

Travma ve Zorlayıcı Yaşam Deneyimleri
Aile içi şiddete tanıklık eden çocuklarla yapılan çalışmalarda ÇMOT’nin travmatik etkileri azalttığı ve uyumu güçlendirdiği bulunmuştur (Kot, Landreth & Giordano, 1998). Benzer şekilde olumsuz çocukluk deneyimlerine sahip çocuklarla yürütülen randomize kontrollü çalışmalarda da psikolojik dayanıklılığı artırdığı görülmüştür (Ray ve ark., 2022).

Psikosomatik Yakınmalar
Çocuklarda sık görülen, fiziksel nedeni olmayan karın ağrısı ya da baş ağrısı gibi psikosomatik şikâyetlerin, ÇMOT süreciyle birlikte azaldığı bildirilmiştir (Post, 1999).

Özel Gruplarda Etkililik
ÇMOT’nin etkinliği farklı kültürel ve gelişimsel gruplarda da gösterilmiştir. Yüksek yoksulluk düzeyinde yaşayan çocuklar, Latin kökenli çocuklar ve otizm spektrumundaki çocuklarla yapılan araştırmalarda, sosyal uyum, davranış düzenleme ve ilişkisel becerilerde olumlu sonuçlar elde edilmiştir (Garza & Bratton, 2005; Cochran & Cochran, 2017; Schottelkorb, Swan & Ogawa, 2020).

Kaynakça: https://cpt.unt.edu/about-play-therapy/child-centered-play-therapy

  • Saldırgan davranışlar
  • Öfke patlamaları ve saldırgan tepkiler
  • Yoğun kaygı, endişe ve çeşitli korkular
  • Aşırı içine kapanma ya da sosyal ortamlardan kaçınma
  • Gerileme davranışları (örneğin alt ıslatma) ve kardeşler arası çatışmalar
  • Kendine güven eksikliği ve arkadaş ilişkilerinde zorluklar
  • Uykuya dalmada, yemek yeme düzeninde ya da tuvalet alışkanlıklarında sorunlar
  • Yaşına uygun olmayan şekilde cinsellikle meşguliyet
  • Aile içindeki büyük değişimlere uyum sağlama güçlükleri (örneğin kayıp, boşanma, taşınma gibi)
  • Fiziksel nedeni bulunmayan karın ağrısı, mide bulantısı veya baş ağrısı şikâyetleri